Mekke’li yetimden öğrendik aşkı
Biz aşkı Venüs’ten değil,
Çöl güneşinde kavrulan bir yürekten öğrendik.
Bir yıldızdan değil,
Muhammed Mustafa’dan öğrendik.
Bir yetimdi…
Ama ümmetine baba oldu.
Bir garipti…
Ama insanlığa sultan oldu.
Mekke’nin dar sokaklarında
Sabırla yürüyen o ayaklar,
Bugün kalbimizin içinde
Kâbe’ye döner her secdede.
Mekke’nin kumlarında doğan rahmet,
Medine’de kardeşliğe dönüştü.
Bir hurma gölgesinde paylaşılan ekmek,
Bugün sofralarımızda Ramazan bereketi oldu.
O “Ümmetim” diye ağlarken,
Biz hangi aşktan söz edelim?
O taşlanırken dua ederken,
Biz hangi sevdayı büyütelim?
Biz aşkı;
Affetmekten öğrendik.
Biz aşkı;
Yetimin başını okşamaktan öğrendik.
Biz aşkı;
Bir hurmayla iftar edip şükretmekten öğrendik.
Ey Ramazan…
Sen onun ayısın.
Sen Kur’an’ın indiği gecesin.
Sen sabrın, merhametin, arınmanın adısın.
Ve biz biliyoruz ki;
Gerçek sevda ne hevestir ne söz…
Gerçek sevda;
Onun gibi yaşamaya söz vermektir.
Biz aşkı Venüs’ten değil,
Mekke’li bir yetimden öğrendik…
Secdede gözyaşı olan,
Yetimde tebessüm olan,
Ramazan’da dirilen bir aşktır bu.


YAZIYA YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.