1. YAZARLAR

  2. Remzi Yıldırım

  3. İki Çınarın vefat yıldönümü ve edebiyat mirasları
Remzi Yıldırım

Remzi Yıldırım

Gazeteci

İki Çınarın vefat yıldönümü ve edebiyat mirasları

A+A-

İki Çınarın Gölgesinde
Çukurova'nın sıcağı toprağa işlerken, pamuk tarlalarının arasında esen rüzgâr bir hikâye taşırdı. 

Bu hikâye yalnızca toprağın, suyun ve emeğin değil; insanın hikâyesiydi. Yoksulluğun içinden filizlenen umudun, alın terinin ve direnmenin hikâyesi.

Bir gün Seyhan'ın kıyısında yaşlı bir adam oturmuş, nehrin akışını seyrediyordu. Yanına genç bir delikanlı geldi.

— Amca, dedi, bu nehir neden hiç durmadan akar?
Yaşlı adam gülümsedi.

— Çünkü insanın hikâyesi de böyledir evlat. Birileri onu anlatır, birileri onu şiir yapar. Sonra nesilden nesile akar gider.
Delikanlı merakla sordu:

— Kim anlatır insanın hikâyesini?
Yaşlı adam, uzakta pamuk tarlalarına bakarak cevap verdi:

— Bir zamanlar bu topraklarda bir yazar yaşadı. İşçinin nasırlı elini, fabrikadan çıkan emekçinin yorgun yüzünü, gecekondu sokaklarındaki çocukların umutlarını yazdı. Adı Orhan Kemal'di. O, insanların görünmeyen yaralarını kalemiyle görünür kıldı.
Bir süre sustu.

— Bir de bir şair vardı. Dağların sesini, sevdanın yangınını, memleket hasretini ve halkın özlemlerini şiire dönüştürdü. Adı Ahmed Arif'ti. Onun dizelerinde yalnız kelimeler değil, Anadolu'nun yüreği konuşurdu.
Nehir akmaya devam ediyordu.
Yaşlı adam gözlerini ufka dikti.

— Biliyor musun evlat, insanlar ölür ama sözleri ölmez. Orhan Kemal'in romanlarında hâlâ fabrikaların düdükleri çalar. Ahmed Arif'in şiirlerinde hâlâ Anadolu'nun rüzgârı eser. Çünkü onlar halkın içinden çıktılar ve yine halka emanet oldular.
Delikanlı sessizce dinliyordu.
Güneş yavaş yavaş batarken Çukurova'nın bereketli ovaları altın rengine büründü. Sanki pamuk tarlalarının arasında Orhan Kemal'in roman kahramanları yürüyordu. Uzaklarda ise Ahmed Arif'in şiirlerinden yükselen bir ses, Torosların yamaçlarında yankılanıyordu.
Yaşlı adam son kez konuştu:

— İnsan yaşarken ardında servet bırakabilir, makam bırakabilir. Ama çok az insan ardında bir vicdan bırakır. Orhan Kemal ve Ahmed Arif işte o insanlardandı. Biri kalemiyle, biri şiiriyle bu memleketin vicdanına dönüştü.
Seyhan akmaya devam etti.

Çukurova bereketini toprağa sunmaya devam etti.

 İki büyük çınarın adı, Anadolu'nun hafızasında yaşamaya devam etti.
Bugün, Çukurova'nın insanını, işçisini ve emekçisini kaleminde ölümsüzleştiren büyük usta Orhan Kemal ile Anadolu'nun yüreğinden kopup gelen sesi dizelere dönüştüren Ahmed Arif'i vefatlarının yıl dönümünde saygı, rahmet ve özlemle anıyoruz. Onlar gittiler; fakat bıraktıkları eserler, tıpkı Seyhan'ın suyu gibi akmaya ve insanlığa umut taşımaya devam ediyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.