1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Taner Talaş yazdı: Eniştemiz Kadir İnanır ve Adana!
Taner Talaş yazdı: Eniştemiz Kadir İnanır ve Adana!

Taner Talaş yazdı: Eniştemiz Kadir İnanır ve Adana!

Taner Talaş, Kadir İnanır’ın sanat yaşamında Adana’nın izlerini, Altın Koza’daki yerini ve Jülide Kural ile kurduğu hayat ortaklığını kaleme aldı.

A+A-

Gazeteci Taner Talaş, Yeşilçam’ın efsane isimlerinden Kadir İnanır’ın vefatının ardından kaleme aldığı yazıda, usta sanatçının Adana ile kurduğu bağı ele aldı. Talaş, İnanır’ın Adana’da çekilen filmlerinden Altın Koza’daki izlerine, Adanalı eşi Jülide Kural ile hayat ortaklığından kent hafızasındaki yerine uzanan değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi:

" Kadir İnanır, oyunculuğu ve şahsiyeti ile övgüye ihtiyacı olmayan bir aktör olarak aramızdan ayrıldı.

Hak ettiği üzere; analizler yapılacak, oyunculuğu konuşulacak, filmleri, dizileri, yaşamı mercek altına alınacaktır.

Bu çerçeve içerisinde en önemli başlıklardan birisi hiç şüphesiz “Selvi Boylum Al Yazmalım” filmi olacaktır.

whatsapp-image-2026-06-28-at-14-12-58.jpeg

Bence onun da üstünde bir yapım olan “Tatar Ramazan” bir klasik olarak Türk sinema tarihinin hafızasında yerini alacaktır. Yıllardır bu filmin repliklerini ezbere, en az günde bir tanesini her gün söylüyorum.

whatsapp-image-2026-06-28-at-14-14-08.jpeg

Bu iki filmin Adana’da çekildiğini hatırlatmak isterim.

Yine Adana bahsinde, Kadir İnanır’ın hayatındaki en önemli ödüllerinden biri olan “Utanç” filmindeki rolüyle 5. Altın Koza Film Festivali’nde “En İyi Erkek Oyuncu” ödülü almasıdır.

Yine 2011 yılında yapılan 18. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde “Onur Ödülü” aldı.

Kadir İnanır’ın Altın Koza vesilesiyle Adana ile bağı her daim devam etti.

Hayatının son dönemlerinde kendisini barışa adayan bir sanatçı olarak en önemli konuşmasını, 30. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde yapmıştı.

whatsapp-image-2026-06-28-at-14-15-10.jpeg

Adanalılara düşen başka bir övünç ise Kadir İnanır’ın bu dünyadan, Adanalıların eniştesi olarak göçmesidir.

Adanalı sanatçı Jülide Kural hanımefendi ile 27 yıl hayat arkadaşı olarak beraberce saygın bir yaşam sürdü.

Bugün cenazesine muhtemelen; solcular, milliyetçiler, Kürtler, Aleviler, muhafazakârlar, liberaller, ateistler, Lazlar, velhasıl uzun süredir hasretini çektiğimiz Türkiye mozaiğinin tüm renklerini göreceğiz.

Ruhu şad olsun. "

665631.jpg

Jülide Kural kimdir? Adana'dan Portreler Galerisi (Taner Talaş) 2. Cilt

Jülide Kural 
Tiyatro ve Sinema Oyuncusu
24 Mart 1965 tarihinde Adana’da doğdu.
1984’de ODTÜ Felsefe Bölümü’nde okurken, Ankara Sanat Tiyatrosu’nda (AST) tiyatro çalışmalarına başladı. Tiyatro sahnesine profesyonel olarak ilk kez Murathan Mungan’ın kaleme aldığı ‘Taziye’ isimli oyunla adım attı. 1985’de İstanbul Üniversitesi (İ.Ü.) Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’ne naklini yaptırdı. Aynı dönemde İ.Ü. Tiyatro Bölümü Ana Sanat Dalında eğitim görmeye başladı. 1989’da Felsefe, 1990’da Tiyatro Bölümü Oyunculuk Ana Sanat Dalı’nda mezun oldu.
Üniversite öğretimi sırasında Dostlar Tiyatrosu’nda ‘Asiye Nasıl Kurtulur?’, ‘Bay Puntilla ile uşağı Mattı’, ‘Kenter Tiyatrosu’nda ‘Küçük Mutluluklar’ ve ‘Şafak Yıldızları’ isimli oyunlarda profesyonel oyuncu olarak rol aldı.
Aynı dönemde, televizyonda yayınlanan Gönül Dostları, Uğurlugiller ve Yalnızlar dizileriyle birlikte 1994–1995 yılları arasında yayınlanan ve fenomen haline gelen sevilen dizi ‘Süper Baba’da canlandırdığı ‘İpek’ rolüyle televizyon izleyicileri için tanıdık bir sima oldu.
Dostlar Tiyatrosu’nda ‘Buruk Ezgi’ isimli oyunda rol aldı. 1990–1991’de Tiyatro Stüdyosu’nda ‘Kan Kardeşleri’ müzikalinde oynadığı ‘Linda’ rolüyle 1991 Avni Dilligil En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülünü kazandı.
Yönetmenliğini Fehmi Yaşar’ın yaptığı ‘Camdan Kalpler’ filminde oynadı. 1991–1992 döneminde Dostlar Tiyatrosu’nda ‘Sevda Bulutları’ isimli oyundaki ‘Tekerlemeci Kız’ rolüyle 1992 Ulvi Uraz Yılın En Başarılı Oyuncusu ödüllerine layık görüldü.
1992–1993 Oyun Sezonu’nda Paris–Theatre Liberte’de (Özgürlük Tiyatrosu) ‘Sevda Bulut’ oyununun Fransızca gösterimlerinde yer aldı. Berlin ve Paris başta olmak üzere birçok Avrupa kentinde oynadığı oyunlarla oyunculuk deneyimini çok sayıda izleyici ile paylaştı.
1995–1996 Tiyatro Sezonu’nda Dostlar Tiyatrosu’nda metnini Genco Erkal’la oluşturdukları Mehmet Ulusoy ve Özgür Yalam’ın birlikte yönettikleri ‘İçimdeki çığlık’ adlı oyunla seyirciyle buluştu. Bu oyundaki performansıyla 1995–1996 sezonunun 19. Avni Dilligil Tiyatro Ödülleri’nde En İyi Kadın Oyuncu ödülü verildi. Aynıca birçok basın kuruluşundan çeşitli dallarda ödül aldı.
1997–2000 yılları arasında Berlin’de çeşitli tiyatro ve dans workshoplarına (fikir üretme toplantısı) katıldı. Kendi oluşturduğu ‘Ses’ adlı tek kişilik oyununu sergiledi. Avrupa’nın çeşitli kentlerine turne yaptı.
2001 yılında Hüseyin Karabey’in yönettiği ‘Sessiz Ölüm’ adlı belgeselde rol aldı. 2002 Mayıs ayında İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı’nca düzenlenen İstanbul Uluslararası Tiyatro Festivali’nde Genco Erkal’ın yönettiği ‘Nazım’a Armağan’ projesinde, Yıldız Kenter, Zuhal Olcay, Ayla Algan, Zeliha Berksoy, Tilbe Saran, Işık Yenersu ve Zeynep Tanbay gibi önemli isimlerle aynı sahneyi paylaştı.
2002–2003 Mart ayında ‘Frida Yaşasın Hayat’ projede kendi kurduğu Ateş Tiyatrosu adlı yeni bir kadroyla sahnelerle buluştu. 2009’da İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda Anton Çehov’un ‘Vişne Bahçesi’, 2010’da Bakhalar: Euripides ve 2011’de Harold Pinter’in ‘Doğum Günü Partisi’ isimli tiyatro oyunlarında sahne aldı.
Sinema oyuncusu Kadir İnanır'ın hayat arkadaşıdır.

whatsapp-image-2026-06-28-at-00-11-17.jpeg

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.