Çocuklarla Oynar mısınız?
Bir çocuğun istediği oyuncak bazen bir araba, bazen bir bebek, bazen bir top değildir. Bazen istediği tek şey, annesinin ya da babasının yanına oturup "Hadi oynayalım" demesidir.
Anne babalara bir çağrım var: Çocuklarla oynar mısınız..? Öyle beş dakika değil.
Telefonu bir kenara bırakıp, televizyonu kapatıp, dünyanın bütün telaşını kapının dışında bırakıp çocuklarınızın dünyasına girmeyi dener misiniz..?
04-09 yaş aralığındaki çocukların oyun dünyası üzerine yapılan araştırmalar, çocukların gelişiminde anne-baba ile kurulan oyunsal ilişkinin önemini bir kez daha gündeme getiriyor. Çünkü oyun, çocuk için yalnızca eğlence değildir. Oyun; çocuğun dili. Oyun; çocuğun kendisini anlatma biçimi. Oyun; korkularını, sevinçlerini, meraklarını ve hayallerini ortaya koyduğu küçük bir dünyadır. O dünyanın kapısını en çok anne babasına açar.
Çocuk, "Anne benimle oynar mısın?" dediğinde aslında sadece oyun teklif etmiyor olabilir. Belki de,
"Benimle biraz vakit geçirir misin..?"
"Beni dinler misin..?"
"Benim dünyamı merak eder misin..?"
"Ben senin için önemli miyim..?" diye soruyordur.
Biz yetişkinler bazen çocukların kelimelerini duyarız ama cümlelerinin arkasındaki sessizliği duymayız.Çocuk elindeki arabayı getirir.
"Baba, yarış yapalım mı..?" Baba telefondan başını kaldırmadan:
"Birazdan oğlum."der.
O "birazdan"ların bazıları birikir. Çocuk büyür.
Oyuncaklar bir köşede kalır.
Bir gün baba gerçekten "Hadi oynayalım" dediğinde, çocuk artık o oyunu beklemiyor olabilir.
İşte insanın yüreğine dokunan tarafı da budur.
Çocukluk geri gelmez.
Kırılan oyuncak yenisiyle alınabilir.Kaybolan top yeniden bulunabilir.
Eskiyen ayakkabının yenisi alınabilir.
Ama çocuğun beklediği o küçücük an.
O anın kendisi bir daha satın alınamaz..!
Bir baba yere otursun.
Çocuğuyla yere serilmiş halının üzerine.Bir anne oyuncak bebeği eline alsın. Çocuğunun kurduğu hayali sofraya otursun.
Birlikte kule yapsınlar.
Sonra çocuk o kuleyi yıksın. Anne yeniden yapsın. Baba yine yapsın.
Çocuk gülsün.
Ev biraz dağılsın.
Bir oyuncak koltuğun altında kalsın.
Bir top mutfağa kaçsın.
Bırakın kaçsın..!
Bırakın ev biraz çocuk kokusu taşısın.
Çünkü tertemiz bir evden daha kıymetli olan,
içinde mutlu bir çocuğun büyümesidir.


YAZIYA YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.