1. YAZARLAR

  2. Taner Talaş

  3. Siyasetçinin Duygu Geçişleri...! Öğle Vakti Cenaze, Akşam Vakti Düğün.
Taner Talaş

Taner Talaş

Kucuksaat.com Kurucusu

Siyasetçinin Duygu Geçişleri...! Öğle Vakti Cenaze, Akşam Vakti Düğün.

A+A-

Siyasetçiler gerçekten güçlü insanlar. Ya da güçlü olmak zorundalar.

Belediye başkanının ve belediyenin sosyal medya hesaplarına bakın; sıradan, rutin hâline gelen ziyaretler, uğraşılar, girilen ortamlar, ortak olmak zorunda olduğu duygular, normal bir insanın kaldırmasının mümkün olmadığı işlerdir.

Düşünün; öğle namazına müteakip genç bir çocuğun cenazesine katılıp feryat figana şahit olup taziye sunuyorsunuz, ikindi namazına müteakip muhtemelen aynı durum cereyan ediyor.

Ya da sıralı ölüm mertebesinde, “Allah iki iyiliğin birini versin” kategorisinde, duyguların asgari seviyede olduğu bir cenazenin namazını kılıyorsunuz.

Akşam; genç çiftlerin nikâhını kıyıp mutluluklarına ortak oluyorsunuz. Biraz yakınlık varsa ya da düğün sahibinin ısrarı söz konusuysa çiftetelliye kalkıp, başka bir ihtimal ise halayın başını çekiyorsunuz.taner-abi-yazi.jpeg

Tabii ki düğün sahiplerinin, öğlen vefat eden, geride iki çocuk bırakan 25 yaşındaki delikanlının defnedilmesi merasiminden haberi yok. Ancak başkan cenazenin tüm merhalelerinde var. Defin, masa sandalye, yemek, taziye…

Yatsı vaktine doğru; üç gün önce vefat eden bir kişinin yakınlarına taziyeye gidiyorsunuz. Geceyi muhtemelen bir kına, bir tatlı ya da kız isteme merasimi ile kapatıyorsunuz.cenaze-2-702x336.jpg

Bu kadar netameli konularda duygu geçişi yapmak, ortama ayak uydurmak, insan anatomisinin, ruhunun kolay kaldırabileceği bir durum değil.

Tamam, bizim kültürde “düğün evinin defçisi, ölü evinin yasçısı” olma durumu vardır. Ancak bu tipoloji, kendi istediği için bu tür rollere girmiştir.

Siyasetçi ise bu kategoriye girmiyor. Bazen politik, bazen gönüllü, bazen insani, bazen görevinin gereği bu role organik olarak katılmak zorunda. Burada bile onlarca duygu geçişinden söz etmiş oluyoruz.

Nasıl yapabiliyorlar?

Bu durumu erdemsizlik olarak kabul edip, “Nasıl böyle bir kişiliğe soyunuyorlar?” diye asla sormuyor, yadırgamıyor ve yargılamıyorum.

Bunu politik bir erdemsizlik olarak kategorize etmiyorum. Meselenin zorluğunu muhakeme etmeye çalışıyorum.

Maruz ve mağdur olmak dahi bu işin içerisine girer.

Özellikle belediye başkanı kimdir, nedir, göreve geldiği gün ve görevden ayrıldığı vakitte aynı kişi midir, kafamda tartışmaya başladım.chatgpt-image-2-kas-2026-11-33-04.png

Acaba, “Başkan oldu, değişti, buna bir hâller oldu.” dediğimiz kişinin, bu kadar dar bir zaman aralığında, bu kadar yoğun duygu geçişi yaşayıp da değişmemesi mümkün mü?

Zaman içerisinde duygusuzlaşma seçeneğini de bir kenara yazalım.

Zor zanaat.

Önceki ve Sonraki Yazılar