Şairin Hayatındaki Seyir Defteri
Şair, hayatı herkes gibi yaşar; fakat herkes gibi kaydetmez. Onun defteri bir ajanda değil, bir seyir defteridir. Gördüğünü değil, gördüğünün içinde olup biteni yazar.
Zamanı ölçmez; zamana direnir. Bu yüzden şairin hayatı, hız çağının en çok zorladığı hayatlardan biridir.
Bugün sosyal medya, herkesi kendi hayatının spikeri olmaya zorluyor. Anı yaşamak yetmiyor; anı göstermek, belgelemek, etiketlemek gerekiyor.
Şair de bu zorunluluğun dışında değil. Hatta belki en kırılgan olanı. Çünkü şair, görünür oldukça kelimenin derinliğini; sustukça çağın radarından düşmeyi göze almak zorunda kalıyor.
Şairin seyir defteri, tam da burada devreye girer. Bu defter, paylaşım için değil; şahitlik içindir.
Şair, kalabalığın içinde yürür ama kalabalık gibi düşünmez. Sosyal medyada dolaşır ama orada yerleşmez. Çünkü şiir, yerleşik değil; göçebe bir hakikattir. Beğeniyle değil, bekleyişle beslenir.
Modern çağ şairden hız ister. Oysa şiir, aceleye gelmez. Bir dize bazen yıllarca susarak yazılır.
Sosyal medyanın “şimdi ve hemen” çağrısı, şiirin “bekle ve derinleş” sesiyle çatışır. İşte bu çatışma, şairin poetik sınavıdır. Paylaşmak mı, saklamak mı? Konuşmak mı, susmak mı?
Şairin seyir defteri, dış dünyanın değil, iç dünyanın kronolojisidir. Orada algoritmalar yoktur; sezgi vardır. Orada etkileşim değil, etki aranır. Şair, yazdığını hemen paylaşmadığında kaybetmez; aksine şiiri korur. Çünkü her kelime, doğru zamanını bekler. Zamansız paylaşılan şiir, erken solan bir çiçek gibidir.
İdeoloji, çoğu zaman en çok “özgürlük” maskesiyle çalışır. Sosyal medya da böyledir. “Kendin ol” derken herkesi birbirine benzetir.
Şairin görevi, bu benzeşmeye direnmek; kendi sesini kalabalığın yankısına feda etmemektir. Seyir defteri, bu direnişin sessiz belgesidir.
Sonuçta şair için asıl mesele görünür olmak değil, sahici kalabilmektir. Şair sosyal medyada var olabilir; ama şiir, ancak mesafe sayesinde yaşar.
Şairin en büyük ustalığı, ne zaman konuşacağını değil, ne zaman susacağını bilmektir. Seyir defteri de işte bu bilginin, bu iç disiplini olan yalnızlığın tanığıdır.
Şair yürür, bakar, susar, yazar.
Ve her şeyden önce, kendini kaybetmemek için defterine not düşer.
18. TÜYAP Fuarında ayaküstü birebir yaptığım Şair dostların birçoğundasosyal medya üzerinde fazlaca ilgi alaka İn hüküm sürdüğüne şahit oldum. Oysa Sanal dünya adı üstünde insana Bir şey kalıcı bir eser bırakmaz. Oysa su uçar yazı kalır. Evet not alıp şiiri kitaplaştırmak 21. Yüzyılda yapılması gereken önemli etken.
Şairin Seyir Defteri not almaktan geçiyor gerçeğinden vazgeçmek gibi bir lükse sahip değiliz.


YAZIYA YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.