1. YAZARLAR

  2. Hacı Hüseyin Kılınç

  3. Yeni Parti'nin Kör Noktası Olarak Kürt Meselesi
Hacı Hüseyin Kılınç

Hacı Hüseyin Kılınç

Avukat

Yeni Parti'nin Kör Noktası Olarak Kürt Meselesi

A+A-

Yeni Parti'nin hazırlıksız olduğu konulardan biri de Kürt meselesi. Konuyu ilk gündeme getiren ve ilk ciddi raporu hazırlayan SHP'nin mirasçısı olmak ve o partinin müktesebatını sahiplenmek günümüz açısından hiç de yeterli değil. Yine içinden çıkılan CHP'nin meclis odaklı çözüm önerisi de tek başına yetersiz. Çünkü

silahsızlanma ve PKK'nin feshi Kürt meselesinin önemli bir parçasını oluşturmakla birlikte Kürt meselesi yalnızca bundan ibaret değil. Kürt meselesi ülke içi itibarıyla barış ve demokratikleşme demek. Ama mesele aynı zamanda bölgesel ve hatta küresel bir mahiyet taşıyor. Kürt meselesi Filistin sorunu ile birlikte bölgenin çözülmemiş sorunlarından en önemlisini oluşturuyor. Bu nedenle sorunu çözmek isteyen anlayışın bölgesel bir okumaya ve vizyona da sahip olması gerekiyor.

Özgür Özel üzerindeki baskılara rağmen Meclis komisyonuna üye vermekte tereddüt etmedi. Ancak İmralı'ya komisyondaki temsilcilerinden birini de göndermedi. Çerçeve yasanın Meclisteki oylamasında kendisi destek vermekle birlikte milletvekillerini serbest bıraktı. Dolayısıyla mesele Meclis zeminine taşınmakla birlikte herşey şeffaf bir biçimde cereyan etmiyor. Siyasal iktidar ve ortağı Bahçeli meseleyi bir barış ve demokratikleşme olarak görmüyor. Her ne kadar muhalefetin ağzına bir parmak bal çalmak için dahi olsa komisyon raporunun yedinci bölümüne demokratikleşme vaatleri yerleştirilmiş olsa bile sorun terörsüz Türkiye olarak ele alınıyor. Muhalefetin sağ milliyetçi bloğu sorunun bu düzeyde ele alınışına bile karşı çıkıyor.

Yeni Parti bir yandan iktidarın niyetlerinden şüpheleniyor diğer yandan ise tabanının ulusalcı karakteri gereği muhalefet bloğu içindeki sağ milliyetçi kesimlerin eleştirilerinden ürküyor, tedirgin oluyor. Yeni Parti meseleyi nasıl çözeceğini ve bölgesel düzeyde nasıl ele alacağını bilmiyor. Ve buna dair stratejik bir tahayyüle de sahip değil. Aslında Yeni Parti'nin sorunu salt bu partinin sorunu da değil. Tıpkı dış politika bahsinde olduğu gibi Kürt meselesi de Türkiye siyasetinde devlete terk edilen işlerden sayıldoğı için bir partinin bu konuda somut, uygulanabilir bir çözüme sahip olması gerektiği akıllara hiç yerleşmemişti. Ama artık bugün bu eşiğin çok ötesindeyiz. Ve bir partinin ülke yönetme iddasının test edildiği alanlardan en önemlisini Kürt meselesi oluşturuyor.

Yeni Parti'nin meseleyi öteleme, geçiştirme ve yalnızca iktidarın taktiklerini boşa düşürme niyetli politikaları geldiğimiz aşamada yetersiz kalıyor. Çünkü Kürt meselesi ve etrafında oluşturduğu alan yalnızca seçim vakti geldiğinde Kürtlerin desteğinin nasıl alınacağı sorunsalını çoktan aştı. Meselenin bölgesel mahiyeti doğrudan bölgesel vizyonla ve Türkiye'ye biçilen misyonla ilgili. Kürt meselesini terör parantezine sıkıştırmayan ve yalnızca silahsızlanma ile sınırlamayan bir perspektife ihtiyaç var. Kürt meselesi bir barış ve demokrasi sorunsalı olduğu kadar bölge halklarının nasıl ve hangi vizyonla yaşayacağıyla da doğrudan ilgili. Ve bu mesele siyasal iktidarın insafına bırakılmayacak bir ehemmiyet taşıyor.

Sorunun mahiyetine, çözümüne dair bir perspektif ve vizyona sahip olmadığınızda sadece olayların peşinden sürüklenmekle kalırsınız. İktidarın ajandasını anlamaya, kurduğu tuzaklardan sakınmaya çalışır ve pozitif bir gündemden mahrum kalırsınız. Meseleyi tüm iktidarların ötesinde, Türkiye'nin temel bir meselesinden ve sırtındaki büyük bir kamburdan kurtulma olarak bakmaya ihtiyaç var. İktidarın sır dolu ajandasına değil kendi pozitif gündemine yoğunlaşmak gerekiyor. Bir yanda iktidarın tuzaklarının yarattığı tedirginliği aşmak gerekiyor diğer yandan milliyetçi küçük sağ partilerden gelecek salvoları soğukanlıkla ve yüksek bir özgüvenle karşılamaya ihtiyaç var. Pozitif gündemden yoksunluk Yeni Parti'yi negatif yani kendinin olmayan gündemlere sıkıştırıyor ve bu hal ne İsa'ya ne de Musa'ya yaranmasına yol açıyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar