1. YAZARLAR

  2. Taner Talaş

  3. Adalet ve Kalkınma Partisi, AKP ve Ak Parti
Taner Talaş

Taner Talaş

Gazeteci Yazar

Adalet ve Kalkınma Partisi, AKP ve Ak Parti

A+A-

       Adalet ve Kalkınma Partisi 2002 yılında kurulup belli bir süre geçtikten sonra, yanında saf tutanlar olduğu gibi doğal olarak karşıtları da oldu. Bu doğallık kendiliğinden literatürünü oluşturdu. Yanında yer alanlar Ak Parti tanımlamasını kullandı. Parti stratejisi zaman içerisinde Ak Parti tanımlamasını nitelik dayatmasına çevirince, karşısında buna isyan eden bir literatür ile karşılaştı. Ak Parti’ye karşı muhalif, muarız hatta kısmi çekinceleri olan kesimler, AKP tanımlamasını kullanmaya başladılar.

      Zamanla parti yetkililerinin Ak Parti  dayatmasına karşın; AKP tanımlamasında ısrarlı olan grup CHP, MHP, DYP gibi Türk siyasetinde yer bulmuş, ekseriyet olan kısaltmaların Ak Parti için de geçerli olduğunu  ifade ederek kullanmaya bugüne kadar devam ettiler. Gayet makul bir itiraz olduğu su götürmez bir gerçek.

      Parti çevrelerinde, parti düşmanlığının ifadesi olarak algılanan AKP tanımlaması, vebalı muamelesi gördü.

     Kavram ve kurum üretmede hayli verimsiz olan Parti müktesebatı, zamanla AKP kısaltmasını parti içerisinde hoşlanmadıkları kişilere karşı kullanmaya başladılar. Parti ile akli, vicdani, insani nedenlere dayalı sorun yaşayıp, güçlüler eliyle bünye dışına atılan insanlara, AKP’li denmeye başlandı. AKP tanımlaması zaman içerisinde tüm güçlerine rağmen kavram üretemeyen Partililerin istedikleri zaman, istedikleri şekle büründürdükleri, mevzi koruma kavramına dönüştü.

       23 Haziran İstanbul seçimlerinin Parti açısından hezimete dönüştüğü gerçeği karşısında, gerek mevziisini korumak isteyen, gerekse Parti ile fikir akrabalığı mevcut olup, uzun süredir iktidar nimetlerinden faydalanmayı beceremeyip dışarda kalan kitle, seçim hezimetinin sorumlusunu buluverdiler.

     AKP’liler ….

     Zihinsel egzersizden mahrum olan bu görüşe göre; Parti dinamikleri ile barışık olmayan, menfaatperest, nevzuhur  AKP’li grup, partinin yenilgisinin asıl sorumlusu sayılmalıydı. Her tarafından kurnazlık akan bir değerlendirme.

      Özellikle son beş yıldır yekpare, homojen bir yapıya dönüşen Parti de Ak Parti, AKP ayrımını yapmanın akıl ile izah edecek bir tarafı yoktur. 17 Yıllık parti iktidarının her türlü başarısını ERDOĞAN’a yükleyen zekânın, doğal olarak gelinen noktada yaşanan başarısızlığın sebebini ERDOĞAN’a yüklemesi gerekirken, güçlü liderliğin, olumsuzluklara rağmen devam etme ihtimali karşısında sığındığı seraptan limanıdır AKP.

        ‘AKP’liler defolsun biz AK partiliyiz’ diyen grup, boşalan münhal kadrolara geçmek isteyen, uzun yıllar ranttan ayrı kalmanın getirdiği hınç ile, yağma düzenine daha hızlı ayak uyduracağını izhar eden şark kurnazı tipolojisidir.

      Parti yetkililerine sıra bizde isyanı yapan bu grup, AKP’li diye eleştirdiği grubun hukuksuz uygulamalarını, belli bir bedel karşılığında kat be kat fazlasını yapacak istidada haiz insanlardır. İtirazlarının tek gerekçesi pastadan pay alamamalarıdır.

        Hatta eleştirdikleri gruptan daha tehlikeli olduklarını biliyorum. Diğerlerinin ispata ihtiyaçları yok. Onları tanıyoruz. Bunlar ise ispat ile yükümlülük duygusu ile hareket edecekleri için üzerimizde tepinecekleri kesin. Aceleleri var. Zira vakit kısa gibi görünüyor.

       Hülasa; Adalet ve Kalkınma Partisi, Ak Parti ya da AKP. Bu tanımlamalar arasında literal bir fark olabilir lakin içerik olarak hiçbir fark yoktur. Lütfen fitne çıkarmayalım partili kardeşim.

Önceki ve Sonraki Yazılar