Adana'nın Sinekle İmtihanı
Gece çöktü Adana'nın üzerine.
Bir zamanlar portakal çiçeği kokularının dolaştığı sokaklarda şimdi başka bir uğultu var.
Ne sazın sesi, ne kuşların türküsü. İnsanların kulaklarında yalnızca sineklerin bitmek bilmeyen vızıltısı dolaşıyor.
Çocuklar balkonlara çıkamaz oldu.
Yaşlılar kapılarının önünde oturup serinlik arayamaz hale geldi.
Akşam çayları, sohbetler, komşuluklar sinek sürülerinin gölgesinde kaldı.
Sanki şehir görünmeyen bir işgal ordusuna teslim edilmiş gibi.
Sivrisinekler geceleri evlerin içine kadar giriyor, karasinekler gündüzleri sofraların etrafında dönüp duruyor.
İnsanlar pencerelerini açamıyor, bahçelerine çıkamıyor, parklarda oturamıyor.
Adanalılar aynı soruyu soruyor?
"Nerede belediyeler?"
Çünkü sinek bir günde çoğalmaz.
Sinek istilası bir gecede ortaya çıkmaz.
Bu manzara, zamanında yapılmayan mücadelenin, geciken ilaçlamaların, ihmal edilen alanların ve duyulmayan uyarıların sonucudur.
Doğa kendi boşluğunu affetmez.
Siz mücadeleyi geciktirirseniz, sinek gelir.
Siz önlem almazsanız, larva büyür.
Siz görmezden gelirseniz, şehir teslim olur.
Bugün Adana'nın sokaklarında dolaşan öfkenin sebebi yalnızca sinekler değildir.
Vatandaşın öfkesi, duyulmayan sesinedir.
Defalarca yapılan şikâyetlere rağmen çözüm görememesinedir.
Vergisini veren, hizmet bekleyen insanların yalnız bırakılmışlık hissinedir.
Oysa Adana bu kaderi hak etmiyor.
Bu şehir; Seyhan'ın bereketini taşıyan, Çukurova'nın güneşiyle büyüyen, üretimiyle Türkiye'yi doyuran kadim bir şehirdir.
Adana'nın adı kebapla, pamukla, sanayiyle, kültürle anılmalıdır.
Sinekle değil.
Hiçbir yönetici unutmamalıdır ki; makamlar övgü almak için değil, sorun çözmek için vardır.
Bugün vatandaş penceresini açamıyorsa, çocuk parkta oynayamıyorsa, insanlar geceleri uyuyamıyorsa ortada çözülmesi gereken ciddi bir sorun vardır.
Her geçen gün büyüyen bu uğultu aslında sineklerin sesi değil, Adana halkının yükselen çığlığıdır.
O çığlık şunu söylüyor:
"Adana sineğe teslim edilemez!"
Çünkü bir şehir ancak yöneticileri kadar güçlüdür.
Sorunlar görmezden gelindiğinde büyür.
Çözüm ise ancak sorumluluk alındığında başlar.
Şimdi görev, bahanelerin değil; mücadelenin zamanıdır.
Yoksa yarın Adana'nın sokaklarında duyulan tek ses, sineklerin değil, ihmalin yankısı olacaktır.


YAZIYA YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.