1. YAZARLAR

  2. Vedat Kahyalar

  3. Müslümanlar Aklı Terk Ettiklerinde Geri Kaldılar
Vedat Kahyalar

Vedat Kahyalar

Müslümanlar Aklı Terk Ettiklerinde Geri Kaldılar

A+A-


Şüphesiz, yeryüzünde yürüyen canlıların Allah katında en kötüsü, akıllarını kullanmayan (gerçeği görmeyen) sağırlar, dilsizlerdir.
Enfal 22

Allah'ın izni olmadıkça hiçbir kimse iman etmez; Allah, azabı ve rezilliği, akıllarını kullanamayanlara musallat eder.
Yunus 100

Bu ayetlere rağmen, islam cograflarında DÜŞÜNMEK, AKLETMEK, ELEŞTİRMEK
hoş görülmüyor. 

Emevilerle başlayan,  bu aklı pasifize etme, kişiyi birey değil sürü yapma tutkusu, 57 ülkeyi bir Almanya kadar üretim yapamaz beceriksizligine,
tembelliğine itti. Müslüman coğrafyada yaşayan insanların , büyük kısmının hayali gelişmiş,demokratik ülkelere kaçıp ,oralarda yaşamak.
Bu ayıp bu ümmete yetip,artmalı..

Bu yılın ilk altı ayında 23.846 vatandaşımız, Türkiye'den, Almanya’ya iltica için başvurdu. 
Geçen yıla göre yüzde 202 artış var.
Bu rakam çalışma başvurusu değil, Almanya vatandaşı olmak için başvuranlar.

Abd ve Avrupanın diğer ülkelerine başvuranlar da dikkate alındığında facianın büyüklüğü görülecek.

Gidenler, genellikle üstün nitelikli universitelerde yetişmiş, uzmanlaşmıs meslek erbabı.
Suriyeliler ve Afganlardan sonra Alman vatandaşlığına geçmek isteyen üçüncü ülkeyiz. Batının gelişmiş ülkeleri 100 yıl önce Afrika'dan sadece gücüne bakıp , seçerek köle ticareti yaparken, bugün  tek kuruş harcamadan, hiçbir emek vermeden iyi eğitimlileri topluyor.

Ya bizim ülkemize gelenler ? İnsani sebeplerle, yuzbini geçmeyecek dediğimiz sığınmacı sayıları 5 ila 10 milyon arasında.Büyük çoğunluğu niteliksiz ,eğitimsiz. Bu İnsanlar geçici statüde oldukları için entegrasyona da tabi değiller.Gercrk sayılari nedir, ne yerler, ne içerler, nerede çalışırlar, ne yaparlar, gelenekleri bize uygun mudur, suç oranları nedir , bilimsel bir fayda/zarar araştırması yapılmış mıdır? 
Bunları  en azından biz bilmiyoruz.
Inşallah devletimiz biliyordur.Bir türlü girmeyi beceremediğimiz Avrupa Birliği hayalimiz,  sırf göçmenler sebebiyle imkansız bir boyuta girdi.
Hukuk,eğitim,özgürlükler düzeltilse bile göçmenler sebebiyle, Avrupa Birliği için uzun bir süre daha bekletileceğimiz aşikar.

Dogrusunu Allah cc  bilir ki; Müslümanların, ahirette  ilk hüsrana uğrayacak  olanları, aklı ortadan kaldıran, kendi insanlarını bilerek, isteyerek cahil , güçsüz  bırakan yöneticileri ve tabi ki aklını kullanmayan sürü olmayı seçen insanlar olacaktır.

Bu ayıp yetmez mi bu dinin mensuplarına, önde gelenlerine, alimlerine, öğretmenlerine, STK larına ?

Ağacın meyvesi ne ise aslı da odur.

İslam ağacının  meyvelerinde hiç sorun yok aslında.Peygamberimiz , rehberliği sürecinde aşağıdaki,  bugün bile yönetim biliminin şaheserleri olan uygulamaları hayata geçirmiş, en iyi şekilde tarihe ve gönüllere  kazımıştır. 

▪Adalet , (Adalete herkes güvenecek)
▪Emanet (yönetenler emin ve güvenilir)
▪Liyakat , (yönetenler uzman olacak)
▪Meşveret, (işler bilenlere danışılacak )
▪Maslahat (halkın çıkarları öne alınacak)

Bunlar islamın en ideal yönetim usulleridir. Islami olduklarını iddia eden kurumları, bu özellikleri ile kontrol edin.
Bunlardan biri bile eksik ise problem var demektir.

Bu gün dünyamızda yer alan 57 ülkede, 1.8 milyar müslüman yaşamaktadır. Bu müslümanların dünya için ürettikleri ürün değeri,  dünya ticaretinin % 7.7 sı civarındadır.Tek başına 80 milyon insanın yaşadığı Almanya'nın, dünya üretimindeki payı %10.2 dır.

Bu başarının ardındaki gerçek nedir? 
Yıllarca gavur dediğimiz, sömürgeci dediğimiz, namuslarını eleştirdiğimiz bu ülkeler, neleri bizden daha iyi yaptılar ?

Neden bizim insanlarımız , onların ülkelerinde,  vatandaşlık büroları önünde, iki büklüm ,saygı ve endişe ile vatanlarından vazgeçmiş, Almanlar için çalışma yemini etmeyi bekliyorlar? 

Hamasi söylemlerle, sahte manşetlerle, yalanlarla nereye varabileceğiz?

Artık gerçegimizle yüzleşmeliyiz.Güçlü yanlarımız,zayıf yanlarımız,  fırsatlarımız ve tehditlerimiz bilimsel olarak güncellenip masaya yatırılmalı ve aklın gerektirdiği çözümler bulunabilmelidir.

En doğru teknik ,mesleki, uygulamalı, bilimsel  ve manevi egitim sistemi, Her sektörde ar-Ge çalışmaları, inovasyon 
çabaları, Üretim, markalaşma, ihracat olanakları, teşvikleri  hayata geçirilmelidir.En doğru ve adil vergilendirme sistemi,liyakatın gösterildiği adil atamalar ,israf ve gösterişten uzak yönetim anlayışı hakim hale getirilmelidir.
Bunlar başarılabilir.Almanlar , Kore'liler başarabilmişse bizde başarabiliriz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.