TİLKİYE EMANET EDİLEN KÜMES
Bir zamanlar büyük bir çiftlikte, tavukların yaşadığı sağlam bir kümes varmış.
Yazar Ali Güçlüdal, anlattı;
Güçlüdal;
" Kümesin sahibi, tavukların güvenliği için bir güvenlik amiri arıyordu. Günlerce düşündü. Sonunda bir karar verdi: "En iyi güvenliği tilki sağlar."
Tavuklar bu kararı duyunca şaşkına döndü. İçlerinden yaşlı bir horoz: "Tilki tavukları korumaz, tavukları yer!" diye bağırdı.
Ama kimse onu dinlemedi. Tilki göreve başladı. İlk gün kümesi dolaştı, kapıları kontrol etti. Tavuklara güven verdi: "Merak etmeyin, artık güvendesiniz."
Tavuklar biraz rahatladı.
Gece olduğunda ise gerçek ortaya çıktı. Tilki birkaç tavuğu boğdu. Bir kısmını yedi, bir kısmını toprağa gömdü. Geriye kalanları da çakallara bıraktı.
Sabah olduğunda kümeste büyük bir sessizlik vardı. Tavuklar birbirine baktı. "Bunu bize kim yaptı?" diye sordular. Yaşlı horoz cevap verdi: "Tilki yaptı ama asıl sorulması gereken soru başka." "Tilkiyi buraya kim getirdi?" Bunun üzerine tavuklar soru sormaya başladı. Tilkiyi atayan kişi bundan ne menfaat bekliyordu? Neden özellikle tilki seçilmişti? Üstelik çiftliğin ahırında da bazı kuzular kayboluyordu.
Tavuklardan biri: "Belki de herkes kümesteki tilkiyle uğraşırken ahırdaki kayıp kuzuların hesabı sorulmasın diye bu düzen kurulmuştur." dedi.
Kimse kesin bir cevap veremedi. Çünkü cevap vermesi gerekenler susuyordu.
O gün tavuklar bir karar aldı: Artık sadece tilkiyi değil, tilkiyi göreve getiren sistemi de sorgulayacaklardı. "Güvenlik amiri güvenliği sağlamıyorsa görevden alınmalı."
"Kaybolan tavukların ve kuzuların hesabı sorulmalı."
"Denetim, denetlenenin eline bırakılmamalı."
"Ve en önemlisi, kümesin anahtarı çıkar ilişkisi olanlara değil, güvenilir ve liyakatli kişilere verilmeliydi."
Yaşlı horoz son kez konuştu:
"Unutmayın. Bugün tilkiyi kovarsınız, yarın başka bir tilki gelir. Eğer tilkiyi seçen düzen değişmezse, hikâye hep aynı biter."
Kümes sessizleşti.
Sonra bütün tavuklar aynı soruyu sormaya başladı: "Tilkiyi kim atadı?"
Çünkü bazen en önemli soru,
"Hırsız kim?" değil; "Kapıyı hırsıza kim açtı?" sorusudur.
Ve adalet, ancak bu soruya dürüstçe cevap verildiğinde başlar."
"Benim düşüncem ise bireysel hataları tartışmanın ötesine geçip, sorumluluk zincirini ve kararları alan iradeyi sorgulamanın adalet için asıl ilk adım olduğunu vurgulayan bir düşünce iklimidir."
Sonbaharda yapraklar sararmadan dökülmeye başladıysa artık herkes kendine çeki düzen vermeli en azından vatanı için.


YAZIYA YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.