1. YAZARLAR

  2. Remzi Yıldırım

  3. Kalbim İlk Defa Kendime Misafir
Remzi Yıldırım

Remzi Yıldırım

Gazeteci

Kalbim İlk Defa Kendime Misafir

A+A-

Yıllarca herkesin kapısını çaldı kalbim.

Kimi zaman bir dostun derdinde sabahladı, kimi zaman bir yabancının yükünü omuzladı.

Sevdiklerine yuva oldu, kırılanlara merhem oldu. Ama ne gariptir ki, bunca yıl kendi evine hiç uğramadı.

Bir gece, şehir sustu.

Sokak lambalarının altında yalnızca rüzgâr dolaşıyordu.

Adam, sessizce evinin balkonuna çıktı.

Elini göğsüne koydu. İlk kez içeriden gelen sesi duydu.

"Ben yoruldum," diyordu kalbi.

Adam şaşırdı.

Çünkü yıllardır herkesi dinlemişti ama kendi kalbini hiç dinlememişti.

O gece ne telefon çaldı ne kapı. Kimse bir şey istemedi.

Sessizlik, ona en büyük misafirliği yaptı.

Çayını iki kişilik demledi; biri kendisi, diğeri yıllardır ihmal ettiği kalbiydi.

Kalbi usulca konuşmaya başladı:

"Sen herkesi affettin ama kendini affetmedin. Herkese değer verdin ama kendini unuttun. Herkesin yarasını sardın, kendi yaranı ise cebinde taşıdın."

Adamın gözlerinden süzülen yaşlar pişmanlığın değil, fark edişin gözyaşlarıydı.

Sabah olduğunda aynaya baktı. Yüzünde yeni bir insan yoktu ama içinde yeni bir hayat başlamıştı.

Artık biliyordu.

İnsan bazen en uzun yolculuğu kilometrelerce uzağa değil, göğsünün sol tarafına yaparmış.

O günden sonra kalbi, başkalarının kapısında bekleyen bir yolcu olmadı.

Önce kendi evinde huzur bulan bir misafir oldu.

Çünkü insan, kendine yabancı kaldığında dünyanın en kalabalık yerinde bile yalnızdır.

Ama bir gün kalbi ilk defa kendine misafir olursa, işte o gün yalnızlık değil, huzur başlar.

O gün adam, defterinin son sayfasına tek bir cümle yazdı:

"Kalbim ilk defa kendime misafir oldu; meğer en sıcak ev, insanın kendi vicdanıymış."

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.