Pamukta Yaşanan Öngörüsüzlük: Çiftçi Küstü, Beyaz Altın Bitiyor mu?
Adana artık pamuk ekmiyor.
Cümleyi ilk duyduğumda irkildim. Romanlara, türkülere, filmlere konu olan, Çukurova nın kimliğinde büyuk rol oynayan pamuk adeta artık son günlerini yaşıyor.
Bir zamanlar tek başına Türkiye'nin pamuk ihtiyacını karşılayan Adana'da tarlaların rengi değişiyor.
Adana çiftçisi şimdi tarlasına pamuk değil, ayçiçeği ekiyor.
Rakamlar yalan söylemiyor. Bir zamanlar 750 bin dekar alana ekilen pamuk 175 bin dekara kadar düştü. 5 yıl önce 300 bin dekar olan ayçiçeği bugün 750 bin dekara ulaştı. Beyaz altın gitti, sarı altın geldi.
Bu sadece Adana'nın hikayesi değil. Bu, Türkiye'nin tarımda kendi ayağına nasıl sıktığının hikayesi. Çukurova'daki hakim sanayi olan iplik, dokuma, konfekisyon artık hammaddesini başka ülkelerde arıyor....
Amerika Raporu Ne Diyor?
Amerika Tarım Bakanlığı USDA, Türkiye için her raporda alarm zillerini biraz daha yükseltiyor. Son raporda tablo net:
Türkiye'nin lif pamuk üretimi 495 bin tona gerilerken, ithalatı 1,1 milyon tona çıkıyor. Ve en yeni projeksiyonda durum daha da vahim: 2026/27 sezonunda yaklaşık 588 bin ton üretime karşılık 1,48 milyon tonluk pamuk tüketimi öngörülüyor. İthalat tahmini ise yaklaşık 1,05 milyon ton.
Yani ürettiğimizin iki katından fazlasını tüketiyoruz, aradaki farkı Brezilya'dan, ABD'den, Azerbaycan'dan, Yunanistan'dan, Suriye'den, Tacikistan'dan ithal ediyoruz.
Bir tekstil devinin, kendi hammaddesini üretememesi öngörüsüzlük değil de nedir?
Çiftçi Neden Küstü?
Cevabı Söke'de, Adana'da, Aydın'da tarla kenarında.
Söke Ziraat Odası'na göre 1 kilo kütlü pamuğun maliyeti 47 lira. Üreticinin fiyat beklentisi 50 lira. Ama 2026 yılında piyasada %40 randımanlı kütlü pamuk 39 TL/kg civarında seyrediyor.
47 liraya mal edip 39 liraya satmak... Hangi çiftçi bu zarara dayanır?
Dayanmadı da.
Küstü.
İzmir Ticaret Borsası Başkan Yardımcısı Bülent Uçak'ın açıklaması tokat gibi: TÜİK verilerine göre pamuk üretiminde bu sezon yaklaşık yüzde 33'lük düşüş bekleniyor, sezon başında 400 bin ton olarak öngörülen üretimin 350 bin ton seviyelerinde gerçekleşeceği görülüyor. Üretim 1968-1969 sezonundaki seviyelere geriledi.
60 yıl geriye gittik. 1968'e döndük. Tek başına Adana'nın 300 bin ton ürettiği günlerden, tüm Türkiye'nin 350 bin ton üretemediği günlere...
Sahi, Kim İthal Ediyor Bu 1 Milyon Ton Pamuğu?
İşte asıl soru bu.
Çiftçi tarlasından çekilirken, Ege'de pamuk yerine buğday ve ayçiçeği tercih edilirken, birileri Brezilya ve ABD ile pamuk pazarlığı yapıyor. USDA raporu bile diyor ki, Brezilya ve Amerika Türkiye'ye pamuk satmak için yarışıyor.
Çiftçiye 39 lira layık görülürken, ithal pamuğa ton başına 2 bin doların üzerinde para ödeniyor. Kur farkı, navlun, sigorta... Paranın nereye gittiğini hesaplayın.
Bu bir planlama hatası değil, bir planlı tasfiye. Adana'ya "sen pamuk ekme" diyen akıl, aynı zamanda Türk tekstilini de dışa bağımlı hale getiren akıldır. Destek primleri zamanında açıklanmayan, açıklansa da maliyetin altında kalan, mazotu, gübresi, ilacı üç katına çıkmış çiftçiye "ekme" demektir bu.
Beyaz Altını Kaybedersek...
Pamuk sadece bir tarım ürünü değildir. Pamuk, iplikçidir, dokumadır, konfekisyondur, ihracattır, istihdamdır. Pamuk biterse, Söke'de çırçır fabrikası kapanır, İstanbul'da ve Türkiye'de binlerce konfeksiyon atölyesi kapanır, Adana'da mevsimlik işçi evine ekmek götüremez, Denizli'de havlu tezgahı durur.
Öngörüsüzlük şudur: Kendi çiftçini küstürüp, elin çiftçisini zengin etmektir.
Çözüm ithalatı yasaklamak değil. Çözüm, çiftçinin maliyetini bilen, 47 liranın altına düşmeyecek bir taban fiyat ve zamanında ödenen prim desteğidir. Çözüm, Adana ovasına yeniden "beyaz altın" dedirtecek bir iradedir.
Yoksa 5 yıl sonra Adana'da pamuk tarlası görmek için müzeye gideceğiz.


YAZIYA YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.