1. YAZARLAR

  2. Remzi Yıldırım

  3. Adana Edebiyat Denizi
Remzi Yıldırım

Remzi Yıldırım

Gazeteci

Adana Edebiyat Denizi

A+A-

Adana…
Sıcağıyla kavuran ama kelimeleriyle serinleten bir şehir.
Bir portakal çiçeği kokusunun içine karışmış roman cümleleri, bir şiirin teriyle ıslanmış sokaklar, bir hikâyenin gölgesinde dinlenen insanlar… Adana, sadece bir şehir değil; edebiyatın denize döküldüğü bir ırmaklar ülkesidir.

TÜYAP Adana Kitap Fuarı’nda yaşananlar, bu hakikatin bir kez daha yüksek sesle dile gelmesidir. Şiiri, romanı, öyküyü, denemeyi ve hatırayı seven binlerce insan; Adana Şair ve Yazarlar Platformu’nun öncülüğünde aynı denizin kıyısında buluştu. O denizin adı Adana Edebiyat Denizi idi.

Kelimelerin Birbirine Çarpmadığı Bir Huzur
100’ü aşkın Adanalı yazar…
Her biri kendi kelime evreninden getirdiği yükle, aynı çatı altında okurla buluştu. Fuar boyunca ne bir ses yükseldi ne bir gönül kırıldı. Çünkü bu organizasyonun omurgasında edep vardı, emek vardı, adalet vardı.
Adana Şair ve Yazarlar Platformu Başkanı Mahmut Reyhanioğlu, görünmeyen ama en ağır yükü omuzlayan isim oldu. 

Yazarların hangi gün, hangi stantta yer alacağını sabırla ve hakkaniyetle planladı. Günler süren mesailer, gecelere taşan programlar; edebiyatın düzenle buluştuğu o sessiz fedakârlığı oluşturdu. 

Neticede, 
Huzurun zirve yaptığı, kimsenin başının ağrımadığı bir kitap fuarı.
Okur Geldi, Kelime Sevindi
Bir kitap fuarının gerçek ölçüsü satış rakamları değildir.
Gerçek ölçü; kitabı eline alıp koklayan çocuk, sayfaları usulca çeviren genç, yazarla göz göze gelip tebessüm eden okurdur.
Bu fuarda okur vardı. Hem de çok.
Sabah saatlerinden akşam 18.00’e kadar dolup taşan stantlar, imza kuyrukları, ayaküstü yapılan edebiyat sohbetleri… Gençlerin ve ailelerin ilgisi, Adana’nın neden bir edebiyat kenti olduğunu sessizce ama güçlü biçimde anlattı.

“Bilgi Kitapla Mümkündür”

Başkan Mahmut Reyhanioğlu’nun sözleri, fuarın ruhunu özetliyordu:
“Bilgiye ulaşmanın yolu kitaptan geçer. 18. TÜYAP Adana Kitap Fuarı’nda yazarlarımız kadar okurlarımız ve yayınevlerimiz de çok memnun kaldı. Belediyelerimizin ve misafir yayınevlerinin stantları doldu taştı. Adana’nın edebiyat kenti kimliği bu fuarda bir kez daha kendini gösterdi.”
Bu cümleler bir teşekkür değil sadece; bir duruşun, bir inancın ifadesiydi.
Çünkü kitap okuyan bir toplum, sesini bağırarak değil; düşünerek yükseltir.

Yaşar Kemal’in Gölgesinde, Orhan Kemal’in İzinde
Adana’da edebiyat yeni bir heves değildir.
Bu topraklar, Yaşar Kemal’in destanını, Orhan Kemal’in emeğini, Muzaffer İzgü’nün gülümseyen hüznünü taşıyor. 

Bugün o miras; genç yazarların kaleminde, yerel edebiyat platformlarının emeğinde, kitap fuarlarının sabrında yeniden hayat buluyor.
Adana Şair ve Yazarlar Platformu’nun yaptığı tam da budur:
Kökü geçmişte olan ama gözü geleceğe bakan bir edebiyat köprüsü kurmak.

Nihayetinde: 
TÜYAP Adana Kitap Fuarı bitti.
Ama Adana’da edebiyat bitmez.
Çünkü bu şehirde kelimeler sıcaktan kaçmaz;
terler, yorulur ama yazmaktan vazgeçmez.
Adana bir ovadır, evet…
Ama aynı zamanda derin, dalgalı ve bereketli bir edebiyat denizidir.

Ve o denize her kitap fuarında, her imza gününde, her okur buluşmasında
bir avuç daha kelime düşer.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.