1. YAZARLAR

  2. Remzi Yıldırım

  3. Emeklinin Haykırışı, Meclisin Vicdan Sınavıdır
Remzi Yıldırım

Remzi Yıldırım

Gazeteci

Emeklinin Haykırışı, Meclisin Vicdan Sınavıdır

A+A-

Bir ülkenin vicdanını anlamak istiyorsanız, önce emeklisinin nasıl yaşadığına bakılması lazım efendiler.

Çünkü emeklilik; ömrünü çalışarak, üreterek, vergi ödeyerek, çocuk yetiştirerek bu ülkeye adayan insanların dinlenme ve huzur dönemi olmalıdır. 

Ne yazık ki bugün Türkiye'de milyonlarca emekli için emeklilik, huzurun değil geçim savaşının adı hâline gelmiş durumda.

CHP Adana Milletvekili ve TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin'in Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünden dile getirdiği sözler, aslında yalnızca bir siyasi konuşma değil, sokaktaki milyonlarca emeklinin ortak feryadıdır.

"Bu maaşla yaşanmaz."

Bu cümle, bugün pazara eli titreyerek çıkan emeklinin de, eczanede ilaç alırken hesabını yapan yaşlının da, torununa harçlık veremediği için mahcup olan dedenin de ortak cümlesidir.

Bugün emekli maaşı alan milyonlarca vatandaş; kira, elektrik, su, doğalgaz, ilaç ve gıda fiyatları karşısında ay sonunu getirebilmenin hesabını yapıyor. 

Bir zamanlar ailesine omuz veren insanlar, bugün çocuklarından destek almak zorunda kalıyor.

Oysa emeklilik bir lütuf değil, yıllarca ödenen primlerin, verilen emeğin ve alın terinin karşılığıdır.
Dr. Müzeyyen Şevkin'in dile getirdiği talepler de bu gerçeğin ifadesidir. 

En düşük emekli maaşının insanca yaşayabilecek seviyeye çıkarılması, bayram ikramiyelerinin günümüz ekonomik şartlarına göre yeniden düzenlenmesi ve intibak sorununun çözülmesi artık ertelenemez sosyal bir ihtiyaçtır.

Elbette bu taleplerin ekonomik boyutu vardır. Devlet bütçesi, mali disiplin ve kamu kaynakları önemlidir.

Ancak sosyal devlet olmanın temel şartı da, hayatının en verimli yıllarını ülkesine adamış insanları yoksulluğa mahkûm etmemektir.

Bugün bir emeklinin pazardan eli boş dönmesi sadece ekonomik bir tablo değildir; aynı zamanda toplumsal vicdanın da sorgulanması gereken bir durumdur.

Emekliler sadaka istemiyor.

Lütuf istemiyor.

Hak ettikleri yaşam standardını istiyorlar.

Yıllarca çalışmış insanların torunlarına bir dondurma alamadığı, etin, meyvenin, hatta birçok temel gıdanın sofralara giremediği bir tablo, üzerinde düşünülmesi gereken ciddi bir sosyal meseledir.

Meclis kürsüsü, milletin sesinin yükseldiği yerdir.

Orada dile getirilen her söz, toplumun farklı kesimlerinin beklentilerini yansıtır. 

Emeklilerin sesi de bu ülkenin en güçlü seslerinden biri olmalıdır.

Çünkü bugün emeklilerin yaşadığı sıkıntılar yalnızca onların değil, yarının emeklisi olacak milyonlarca çalışanı da ilgilendiriyor.

Bir ülke, büyüklerine gösterdiği saygı kadar güçlüdür.

Bir ülke, emeklisine verdiği değer kadar sosyal devlettir.

Unutulmamalıdır ki; emekliye verilen her destek yalnızca bir ekonomik düzenleme değil, aynı zamanda geçmişe duyulan vefanın ve geleceğe bırakılan adalet anlayışının göstergesidir.

Emekli emeklemiyor artık sürünüyor. Ayağa kalkması için intibak zammı çok büyük ihtiyaç.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.