Bir Haftaya Sığmayan Edebiyat:
Türkü söyler gibi, şiir okur gibi…
Muhabbetin doruğunda, sözün ve satırın birbirine karıştığı bir iklimde sona erdi Adana 18. Kitap Fuarı.
Bir hafta boyunca kitapla nefes alan, edebiyatla selamlaşan Adana, yine kültürün başkentlerinden biri olduğunu hatırlattı.
Ama şu soruyu sormadan geçemeyiz: Bir hafta yeterli oldu mu?
Elbette olmadı.
Çünkü kitap fuarları yalnızca kitap satılan alanlar değildir. Orası bir edebiyat pazarı değil, bir kültür meydanı, bir fikir sofrasıdır. Yazarla okurun gözgöze geldiği
bir cümle insanın fikir bilgi kaderini değiştirebildiği nadir buluşma alanlarıdır.
Adana Kitap Fuarı’nda bu yıl bir kez daha gördük ki;
Aynı çatı altında şairler vardı, yazarlar vardı, genç kalemler, usta isimler, çocukların gözlerinde parlayan merak, yaş almış okurların sırtında birikmiş hatıralar vardı. Kimi bir kitabın kapağında çocukluğunu buldu, kimi bir mısrada kendini. Sohbetler koyulaştı, kelimeler derinleşti, vakit yetmedi…
İşte tam da bu yüzden diyorum ki:
Böylesi bir organizasyon 7 gün değil, en az 15 gün olmalıydı.
Çünkü bilgi aceleye gelmez.
Çünkü edebiyat hızla tüketilecek bir meta değil, sindirilmesi gereken bir değerdir.
Çünkü kültür, takvim yapraklarına sıkıştırılacak kadar dar bir alan değildir.
Bugün hepimiz şunu biliyoruz:
Bilgi, en değerli servettir.
Öğrenmek ise aydınlanmanın ilacıdır.
Toplum olarak karanlıktan şikâyet ediyorsak, ışığı daha uzun süre açık tutmalıyız. Kitap fuarları da bu ışığın en güçlü kaynaklarındandır.
Kadın-erkek alması gerekir.
Kitaplar raflarda tozlanmamalı, evlerde süs eşyası olmamalı; hayatın içine karışmalıdır.
Adana bunu yapabilecek bir şehir.
Bu şehirde Yaşar Kemal’in gölgesi var, Orhan Kemal’in alın teri, Karacaoğlan’ın türküsü var. Bu topraklar sözü bilir, söze kıymet verir. O yüzden kitap fuarları Adana’da bir “etkinlik” değil, adeta bir kültürel buluşma geleneği olmalıdır.
Yetkililere, organizatörlere, kültür kurumlarına düşen görev açıktır:
Bu ilgiyi görün, bu talebi okuyun.
Edebiyata ayrılan zamanı genişletin.
Çünkü kitapla kurulan her bağ, yarının daha aydınlık Türkiye’sine atılmış bir adımdır.
18. Kitap Fuarı bitti belki…
Ama bıraktığı cümleler hâlâ zihnimizde.
Ve biz biliyoruz ki; bir hafta yetmedi, kelimeler hâlâ konuşacak çok şey söylüyor.
Sözün Sergisi
Bir fuar kuruldu Adana’da,
Duvarları kelime, çatısı düş…
Adana Şair ve Yazarlar Platformu
Bir avuç harfi
Bir şehre bayram etti.
Masalarda kitap,
Kapak aralarında
hayat vardı.
Şairler dizelerini sergiledi,
Yazarlar cümle cümle
Yüreklerini astı vitrinlere.
Her imza bir yolculuktu,
Her sohbet bir kapı aralığı.
Türkü gibi aktı söz,
Şiir gibi durdu zaman
Kalabalığın ortasında.
Süre yetmedi belki,
Günler kısa, kelimeler uzun…
Ama sevindi insanlar,
Çünkü bilgiye dokundular,
Kültürle göz göze geldiler.
Çocukların elinde ilk kitap,
Yaşlıların cebinde eski hatıra…
Kadın, erkek, genç, yaşlı
Aynı sayfada buluştu
Aynı cümlede eşitlendi.
Bu bir fuardan öteydi,
Bu sözün sergisiydi.
Adana gibi sıcak
Edebiyat serinliği
Bir hafta değil, bir iz bıraktı.
Ve biliriz şimdi:
Sergilenen sadece kitap değildi,
İnsanın kendisiydi…
Okudukça çoğalan,
Paylaştıkça aydınlanan.


YAZIYA YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.