1. YAZARLAR

  2. Vedat Kahyalar

  3. Hakikati Hatırlatmak Bir Vicdan Görevidir
Vedat Kahyalar

Vedat Kahyalar

Hakikati Hatırlatmak Bir Vicdan Görevidir

A+A-

40 yıllık eğitim ve öğretim hayatım boyunca önemli görev ve sorumluluklar üstlendim.
Üç kitap yazdım, yüzlerce seminer verdim; sayısız makale, araştırma, inceleme ve okuma yaptım.

Bize düşen; hakikati eğip bükmeden dile getirmek, doğrunun yanında durmak; adaleti, liyakati, merhameti, emeği, üretimi, eğitimi ve gelişimi öncelemektir.

Bu vatan ve bu millet, yıllardır algılarla oyalanıyor. İnsanlık dev adımlarla refah problemlerini çözerken, biz çoğu zaman vakit kaybetmekten başka bir şey yapamadık. Hâlâ günlük skandalların, ötekileştirmenin, bitmek bilmeyen çekişmelerin içinde yıllarımızı tüketiyoruz.

Benim bütün yazılarımdaki temel amaç; gücüm yettiğince bu yanlışlara karşı çıkmak, hakkı ve doğruyu savunmaktır.

Kalemimi hiçbir zaman çıkar için kullanmadım.
Onu; vicdan, merhamet, hak, yaşadığım şehir, ülkem ve insanlık adına kullandım.

Susmanın menfaat sayıldığı dönemlerde bile, “hakkı haykırmayı” kendime bir görev, bir ahlak ve ömürlük bir misyon olarak seçtim.

Kime dokunursa dokunsun…
Kim rahatsız olursa olsun…
Son nefesime kadar doğruları söylemeye devam edeceğim.

Çünkü bize düşen;
alkış almak değil, hakikati hatırlatmaktır.

İnsanlar dinlese de dinlemese de…
Görse de görmezden gelse de…
Sorumluluk makamında olanlara düşen hesap vermektir; bize düşen ise uyarmak, hatırlatmak ve vicdanın sesi olmaktır.

Her zaman verdiğim bir örnek vardır:

İşletmeler, şehirler ve ülkeler bir akvaryuma benzer. İçinde farklı renklerde, farklı özelliklerde canlılar yaşar. O sistemi ayakta tutan şey ise sürekli temiz kalan su ve adil dağıtılan besindir.

İşte o su; hukuk ve sistemdir.
Adil paylaşım ise ekonomidir.

Bir ülkede sistem bozulduğunda ilk zarar gören şey hukuk ve ekonomi olur. Ardından ahlak aşınır, kurumlara güven sarsılır ve toplumun vicdanı yara alır.

Hiç kimse HAK’tan ve hukuktan daha büyük değildir.

Makam geçicidir.
Güç geçicidir.
Şöhret geçicidir.

Kalıcı olan; insanın geride bıraktığı bilgi, eser, üretim ve hatıralardır.

İnsan bu dünyadan geçerken ya hayırla ya da kötü izlerle anılır.

Kimi adaletle yönetir…
Kimi zulümle…

Kimi insan yetiştirir…
Kimi umut tüketir…

Ve sonunda herkes, amel defterini kendi elleriyle doldurup gider.

Fakat unutulmamalıdır ki; yapılan her icraatın, milyonlarca insanın hayatına dokunan bir bedeli ya da bereketi vardır.

Bu nedenle sözümüz yalnızca merkezi yönetime değildir.
Yerel yönetimlere, eğitim kurumlarına, sivil toplum kuruluşlarına, medyaya, sanat ve spor dünyasına, işletmelere ve hatta ailelere de sözümüz vardır.

Çünkü bozulma da iyileşme de toplumun her katmanında başlar.

Ben, kim olursa olsun zulmün karşısındayım.
Kim olursa olsun mazlumun yanındayım.

İnsanları; ırkına, mezhebine, makamına, servetine, kimliğine ya da siyasi görüşüne göre değil; adaletine, vicdanına ve insanlığa kattığı değere göre değerlendiririm.

Ne mutlu amel defterini; helal kazançla, adaletle, liyakatle, merhametle, alın teriyle, üretimle ve insanlığa faydalı hizmetlerle doldurabilenlere…

Zaman değişir, güç el değiştirir; fakat insanın gerçek değeri, tarihin ve hakikatin doğru tarafında durup duramadığıyla ölçülür.

“Tarihin ve hakikatin doğru tarafında kalmak; insan olmanın, iman etmenin en ağır ama en yüce sorumluluğudur.”

Çünkü tarih; yalnızca kazananların yazdığı bir kronoloji değil, aynı zamanda insanlığın vicdan terazisidir. Güçlü olanın değil, haklı olanın kim olduğu çoğu zaman zamanın süzgecinden geçerek ortaya çıkar.

Tarih boyunca niceleri, güçlerinin sarhoşluğuyla kendilerini mutlak ve dokunulmaz sandılar.
Fakat sonunda kazananlar; doğrunun, adaletin ve hakkın yanında duranlar oldu.

Ve ne mutlu;
hakikatin bir bedeli olsa bile susmayanlara…

Allah’a emanet olun.

Vedat Kahyalar
12.05.2025

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.