Seyhan'a atılan her çöp, geleceğe atılan bir taştır
Seyhan Nehri, Adana'nın yalnızca içinden geçen bir su değildir. O, bu şehrin hafızasıdır.
Çocukluğumuzun gölgesidir, gençliğimizin yürüyüş yoludur, yaşlılarımızın dinlenip nefes aldığı huzur köşesidir.
Şehir büyürken sessizce akan, insanların dertlerini dinleyen, bereketiyle Çukurova'yı yeşerten kadim bir dosttur.
Son günlerde Seyhan Nehri kıyısında yapılan düzenlemeler ve ruhsatsız yapıların kaldırılması vatandaşlar tarafından memnuniyetle karşılandı.
Çünkü nehir kıyıları birkaç kişinin değil, bütün halkın ortak yaşam alanıdır. Bu yönüyle yapılan çalışma önemli ve değerli bir hizmettir.
Ancak ortaya çıkan başka bir manzara, vicdan sahibi herkesi düşündürmektedir.
Yıkılan yapıların bazı molozları, kesilen ağaçların dalları ve çeşitli atıklar nehir kıyısında ve hatta suyun içerisinde bırakılmış durumda. Bir taraftan nehrin nefes alması için çalışmalar yapılırken, diğer taraftan ihmaller ve sorumsuz davranışlar yüzünden doğa yeniden yaralanıyor.
Hafta sonları aileleriyle pikniğe gelen insanların bıraktığı manzara ise daha da düşündürücü.
Boş bira şişeleri, içecek kutuları, karton ambalajlar, plastik poşetler ve yiyecek atıkları nehir kenarına ve suya bırakılıyor. Kimi insanlar birkaç saat keyif yapmak uğruna yılların emeğine zarar veriyor. Mangallar yanıyor, etraf şenleniyor, sohbetler ediliyor; fakat gün sonunda geriye bırakılan çöpler, doğanın sessiz çığlığına dönüşüyor.
İnsan bazen düşünmeden edemiyor:
Bir insan oturduğu evin salonuna çöp atar mı?
Atmaz.
Peki neden hepimizin ortak evi olan doğaya atıyor?
Neden çocuklarımızın yarınlarını kirletiyor?
Neden kendisine hayat veren suya ihanet ediyor?
Seyhan'ın kıyısında yürürken suya bırakılan her plastik şişe aslında geleceğe bırakılmış bir utançtır. Nehre atılan her cam parçası bir gün bir çocuğun ayağına batabilir. Suyun içine bırakılan her atık, balıkların yaşamını yok edebilir. Çünkü doğa yapılan hiçbir kötülüğü unutmaz; günü gelir, hesabını insanlığa çıkarır.
Bu nedenle yalnızca temizlik kampanyaları yetmez. Bölgede daha fazla çöp konteynırı yerleştirilmeli, çevre bilincini artıracak çalışmalar yapılmalı ve çevreyi kirletenlere gerekli yasal yaptırımlar uygulanmalıdır.
Kurallar, doğayı koruyan insanlar için değil; doğaya zarar verenler için vardır.
Unutulmamalıdır ki medeniyet, yüksek binalar yapmakla değil, yaşadığı çevreye saygı göstermekle ölçülür.
Seyhan Nehri bugün bize emanettir. Yarın ise çocuklarımıza bırakacağımız bir miras olacaktır.
Eğer bu mirası koruyamazsak, bir gün nehir kenarında oturup eski günleri anlatırken sadece suyu değil, vicdanımızı da kaybetmiş olacağız.
Gelin, Seyhan'a sahip çıkalım.
Çünkü nehirler ölürse şehirler susar.
Şehirler susarsa insanlık konuşacak söz bulamaz.
Lütfen Seyhan Nehri'ni kirletmeyin. Çünkü Seyhan yalnızca bir nehir değil, Adana'nın atan kalbidir.


YAZIYA YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.